GÖZLER ONLARI ARIYOR!

(19 Aralık 2006 – Medine)

Buram buram İslam kokan şehir, Medine. Asrısaadetteki yapı bugün yok ama bu topraklar o topraklar. Akif demişti ya “Toprak diyerek geçme tanı”, işte bu topraklarda peygamber efendimiz ve arkadaşlarının hatıraları var.
Gözlerimizi kapatıp o günkü olayları düşündüğümüzde kendimizi o mekânda, o anda hissediyoruz. Bir fil şeridi gibi olaylar gözümüzün önünden geçiyor. Olayları ve o güzel insanları tek tek hatırlıyorsunuz.

İlk Hz. Ebu Bekir r.a. efendimiz alkıma geliyor. Tüm malını mülkünü hatta üzerindeki elbisesini bile Allah yolunda vermiş ve hasıra bürünmüş halini hatırlıyorum. Ve tüm meleklerin hasıra bürünmesi! Ne güzel insan, ne güzel dost!
Sonra Hz. Ömer r.a. efendimizin peygamberimizin vefatını kabullenememesi geliyor gözümün önüne. Kolay mı en sevgilinin ölümünü kabullenmek. Hz. Musa gibi Rabbimizle görüşmeye gitti gelecek diyordu adil Ömer r.a. Ama gerçek bu değildi. Sonrasında Hz. Ebu Bekir r.a. efendimizin hutbesi…

Hz. Fatıma r.a. geliyor aklıma. En sevgilinin en sevgilisi, resule ilk kavuşan güzel insan. Elleri nasırlı, 26 yaşında bu dünyadan ebedi dünyaya göçen efendimizn can kızı…

Meleklerin bile haya ettiği Hz. Osman efendimiz geliyor aklıma.Bir gün Resûlullah istirahat ediyordu. Bu sırada Hz. Ebu Bekir r.a. içeri girmek için izin istedi. İzin verilip içeri girdi. Resûlullah hiç hâlini değiştirmedi. Sonra babam Hz. Ömer r.a. izin alıp içeri girdi. Yine hâlini değiştirmedi. Uzanmış vaziyette iken onlarla sohbet ettiler. Daha sonra, Hz. Osman r.a. kapıya gelip içeri girmek için izin istedi. Peygamber efendimiz oturdular ve Hz. Osman’ı bu şekilde kabul ettiler.

Hepsi gittikten sonra Hz. Hafsa r.a. annemiz sordu:
- Hz. Ebu Bekir r.a. ve babam Hz. Ömer r.a. içeri girdiklerinde hiç hâlinizi değiştirmediniz. Fakat Hz. Osman r.a. içeri girince, oturdunuz. Bunun sebebi nedir?
Bunun üzerine, “Meleklerin hayâ ettikleri bir kimseden, ben nasıl hayâ etmem” buyurdu.

Cesur ve yürekli insan Hz. Ali r.a. efendimiz geliyor aklıma. Zekasını, bilgeliğini ve cesaretini hatırlıyorum.

Allah’ın kölesi Hz. Bilal r.a. geliyor aklıma. Her vakit ezanla birlikte onu hatırlıyorum. Allah Resulünün vefatından sonra Medine’ye tekrar gelip ısrarlar üzerine ezan okuması ve ezanı tamamlayamamasını hatırlıyorum. Ve insanın boğazı düğümleniyor… Allah Resulü tekrar hayta sanki…

Ve şehitlerin efendisi Hz. Hamza r.a. Peygamberimizin en zor zamanlarında onun destekçisi olmuş yüce insan. Seni hatırlamamak, senin için göz yaşı dökmemek ne mümkün…

Ve diğer sahabeler ve olaylar tek tek gözümün önünden geçiyor, adeta asrı saadeti yaşıyorum. Ve ya Resul bende senin safındayım, müminlerin yanındayım diye haykırıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Lütfen güzel şeyler...